Sabun Hakkında Herşey

SABUNUN TARİHÇESİ

1. Temizlenme ihtiyacı insanın var olduğu günden bu yana devam etmektedir. Suyun insan yaşamı için önemli bir paya sahip olduğunun anlaşılmasından sonra yerleşim su kenarlarına kaymış ve suyun temizleme özelliği anlaşılmıştır. En azından çamuru temizleyebildiği farkına varılmıştır.

2. M.Ö. 2800’lü yıllara ait olduğu anlaşılan bir silindir üzerinde sabun figürleri görülmüştür. Yazıtlar üzerinde “yağlar, küllerinden haşlanmış” ifadesi geçmektedir ki bu sabun yapımında kullanılan yöntemdir. Yalnız bu yöntem sabun olarak kullanılmaktan ziyade saç şekillendirici olarak kullanılmaktadır.

3. Yazıtlardan anlaşıldığı üzere antik Mısırlılar düzenli olarak yıkanmaktadırlar. Eberes papirisü, M.Ö. 1500’lü yıllara ait tıbbi belge (document), bizlere hayvan yağı ve bitki yağı ve alkali tuzu karışımından oluşan bir kombinasyon sayesinde edinilen sabunla yıkanmayla birlikte cilt hastalıklarını tedavi etmek içinde kullanılırmış.

4. Aynı dönemde (M.Ö. 1500’lü yıllar) Hz. Musa’nın İsrail oğullarına kişisel bakım ve temizlenmeyle alakalı yasal bir düzenin getirildiği bilinmektedir. Hz. Musa temizliğin ruhu, bedeni ve imanı da pisliklerden arındırdığına vurgulamıştır. İncil’e göre İsrail oğullarının kül ve yağ karışımıyla bir nevi saç jölesi üretebilmekteydiler.

5. Antik Yunanda sabun kullanımı yoktu. Bunun yerine kil, kum, pomza ve kül blokları ile temizlenme ihtiyaçlarını giderirler hemen akabinde kendilerine yağ sürer ve metal bir aletle yağı ve kiri temizlerlermiş. Onlar aynı zamanda külleri yağ ille de kullanılır. Elbiseleri de akarsularda sabun olmadan yıkanılırmış.

6. Sabun Soap ismini Antik Roman efsanesinden (Mount Sapo) almıştır. Mount sapo hayvanların yaşamına olanak sağlayan bir yerdir. Yağan yağmur Tibet nehri boyunca yağ ve odun küllerinin karışımını meydana getirir. Bu karışım da kadınlara çok daha kolay yıkanılabilir bir imkan sağlamaktaydı.

7. Antik german ırkı ve Galyalılar sabun olarak adlandırdıkları keçi katıyağı ve kül karışımını saçlarını daha da inceltsin diye kullanırlarmış.

8. Roma medeniyetinde banyo yapmak çok yaygın.Dünyanın ilk ünlü Roma hamamı M.Ö. 312’yılında su kemerleri kullanılarak inşa edilmiştir. Hmam o tarihten sonra lüks ve popular bir anlam kazanmıştır. M.S. 2.yüzyılda ise Yunan fizikçisi Galen sabun kullanımını temizlik ve tıbbi malzeme için tavsiye etmiştir.

9. Romanın çökmesi (M.S. 467) ve hamam alışkanlığının azalması Avrupa’nın birçok yerinde toplumsal kirliliğinin yaygınlaştığı görülmüştür. Bu dönemle birlikte insanların temizlikten yoksun oluşu veba hastalığın yüzyıllarca Avrupa’da yayılmasına neden olmuştur. Fakat dünyanın diğer uçlarında bu daha farklıydı. Mesela Japonya da orta çağda günlük yıkanmak gelenekselleşmiş yada İzlanda da insanlar ılık su kaynağı olan bölgelere yerleşip buralardaki havuzlarda yıkanırlarmış.M.S. 16 yüzyılın sonlarına doğru insanlar da artık temizlenme ve yıkanma alışkanlığının arttığı görülmektedir.

10. Sabun üretimi Avrupa’da 7. yüzyılda kurulmuş bir zanaattir. Hayvan ve bitki yağı, bitki külleri ile kullanılarak hoş bir koku meydana getirirler. Zamanla sabun çeşitliliği arttırarak tıraş ve banyo yapmaya daha müsait hale getirildi.

11. Italya, İspanya ve Fransa ülkeleri hammaddenin tedarik kanalının oluşmasıyla sabun seri üretimine geçen ilk ülkeler olmuşlardır. İngiltere ise 12.yüzyılda sabun üretimine başlayabilmiştir. 1622 yılında sabun üretimi kazançlı iş olarak görünürdü. King James yılda 100 bin dolar sabundan kazanç elde ettiğini söylemiştir.19.yüzyıla doğru sabundan alınan vergilerin lüks ürünler arasında gösterilerek fazla fazla alındığı görülmüştür. Vergilerin azaltılmasıyla sabun sıradan insanlar içinde ulaşılabilir olmuş ve temizlik standartları yükselmiştir.

12. Amerikan kolonilerinde sabun üretimi 1608 yılında İngiltere’den gelen 2. gemi sabun tüccarları sayesinde başlayabilmiştir. Fakat birkaç yıl sabun üretimi ev kadınlarının yaptığı angarya iş olarak bakılmış, ancak ev kadınlarından alınan kül yağlarına karşılık sabun verilmesiyle sabun üretimi düzene girebilmiştir.

13. Geniş çaplı üretim ise 1791 yılında Fransız kimyager Nicholas Lebranc’ın farklı bir sabun üretim tekniğini patentlemesiyle başlamıştır. Nicolas, tuzdan soda külü yada sodyum karbonat yapmayı başarmıştır. Sodyum karbonat; alkalinin sodyum ve yağın kombinasyonuyla üretilir.

14. Sabunun modern bilimle geliştirilmesi Nicholas Lebranc’tan 20 yıl sonra bir başka Fransız kimyager Michel Eugene Chevreul, tarafından gerçekleşmiştir. Yağ asidi, gliserin gibi sabun için temel sayılabilecek kimyasalları sabuna uyarlamıştır.

15. Sabun üretiminin önemli bir aşamasıda 1800’lü yıllarda Belçikalı kimyager Ernest Solway tarafından gerçekleşmiştir. Ernest solway, Soda külünün üretilebilmesi için amonyağın sodüm klorür ile yada tuz ile üretilebilme aşamasını gerçekleştiriyor. Bu sayede alkalinin üretim maliyetini azaltıp daha kaliteli ve miktarsal olarak daha fazla soda külünü elde etmeye yaramıştır.

16. Bu gelişmelerin tümü sabun üretiminin Amerika’da 1850’li yıllarda, operasyonel bir şekilde daha hızlı üretilmesini sağlamıştır. Bu durum ise sabunun geniş bir yelpazeye yayılmasına ve de lüks bir üründen her gün kullanılması gereken bir ürün özelliğini kazanmasısağlıyor. Dolayısıyla her yere yayılan ve yıkama makinelerinde dahi kullanılmasına olanak sağlamıştır.

17. Sabun üretimindeki gelişme 1917 yılına kadar stabile kalmıştır. Bu durum 1917 yılında ise Almanya’nın 1. dünya savaşı sıralarında sentetik sabun üretimini yapmaya başlamıştır. Bugün deterjan hakkında bilinenler, sentetik deterjanın sabun dışında temizlik ürünlerinin birçok kimyasalın karıştırılması ile bir araya getirilmiştir. Deterjanın keşfedilişi yanında temizlik acentesinin oluşması ihtiyacı doğurmuş, ve sabunun aksine, mineralli tuzun su içerisinde kolay kolay erimesi gibi bir tüketimi yoktur.

18. Deterjan üretimi ilk olarak elde bulaşık ve çamaşır yıkanması için üretilmiştir. Deterjanın kullanım yelpazesinin gelişmesi ilk olarak 1946 yılında Amerika’da çok amaçlı deterjanın (yüzey etkinleştirici madde(sürfaktif) içeriğinin dahil edilmesiyle) üretilmesiyle başlamıştır. Surfactif genel temizlik için daha fazla verim ile kullanılması düşünülmüştür. Bu yıldan sonra temizlik sektörü yeni bir ivme kazanmış ve çok daha kolay, efektif, çevreye duyarlı, insan sağlığına duyarlı ürünler dahil edilmiştir.Bundan sonraki kısım yapılan yeniliklere ayrılmıştır.

19. 1950: Otomatik toz bulaşık deterjanı, likit çamaşır deterjanı, elde bulaşık deterjanı, çok amaçlı temizlik, çamaşır yumuşatıcısı, oksijenli çamaşır sulu deterjan.

20. 1960: Ön yıkama, leke çözücü, çamaşır tozları ve enzim üretimi

21. 1970: Sıvı el sabunu, Çamaşır yumuşatıcı, çok fonksiyonlu ürünler (deterjan, yumuşatıcı)

22. 1980: Renkliler için deterjan, Sıvı otomatik(makinede) bulaşık deterjanı ve konsantre çamaşır yumuşatıcı

23. 1990: Ultra toz ve likit deterjanlar, ultra umuşatıcı, otomatik bulaşık jeli, yedek yumuşatıcı ve temizlik ürünler,

 

KİMYA

Daha efektif temizlik ürünleri için gerekenleri anlamak için deterjan ve sabun üretimi için gereken kimyasal maddeleri irdelemek gerekir. Su temizlik için kullanılan ana ürünlerden biridir. Kimyagerler tarafından (surface tension.) olarak da adlandırılır. Su vücut üzerindeyken her bir molekül diğer moleküller tarafından çekilir. Fakat yüzey üzerindeyken bu moleküller, sadece su molekülleri tarafından çekilir. Bu da yüzeyde su moleküllerinin çekilmesiyle suyun vücut bulmasını sağlıyor.

 

ÜRÜN ve İÇERİK

Sabun ve deterjan insan ve toplum sağlığında önemli bir yere sahiptir. Yüzeye, bedene yada elbiseye bulaşan bir kirin bu ürünlerle temizlenmesi insana daha nezih ve hijyen bir ortam sağlamış oluyor. Bununla birlikte gerek çocuk büyütürken gerek hasta birine bakarken onların en fazla ihtiyaç duydukları hijyeni sağlayarak evi yaşanılası daha hoş bir er yapmaktadır.

Sabun ve deterjan kendi içerisinde 4’e ayrılır. Bunlar; kişisel bakım, çamaşır, bulaşık ve ev temizliği olarak kategorize edilir.Her bir kategori kendi içerisinde de ayrılarak istenilen efektif faydaya ulaşılmak istenmiştir. Öyle ki neredeyse oluşabilecek her türlü kirliliğe karşı spesifik ürünler dolayısıyla formulasyonlar geliştirilmiştir. Çok fazla ürün ve içerik bilmek doğru karar almada önemli bir yer etmektedir.

 

ÜRÜN

Kişisel Bakım Ürünleri:
Bu kategori içerisinde Katı sabun ve jel, likit sabun ve Ağır Kir Temizleyici El Sabunu olarak ayrılır.Bunlar daha çok el yada diğer yüzeyleri temizlemektedirler. Bu ürünlerin seçimi daha çok köpürtmesine yada cilde karşı etkisine bakılarak yapılır.

Katı Sabun ve Jel el, yüz ve beden temizliği için kullanılır.Bunlar ayrıca cildi nemli tutar ve bakteriden arındırır. Birçok çeşidi bulunmaktadır ki bazılar saydam, şeffaf, lüks ve tıbbi diye adlandırılır. Likit Sabun daha çok el ve cilt için tüketilmektedir. Bazıların anti bakteriyel olarak üretilerek efektif oranı yüksektir. Ağır Kir Temizleyici El Sabunu (temizlenmesi zor)

Kirler: birçok çeşidi bulunmaktadır toz, sıvı, macun vs. Barındırdığı aşındırıcı özelliği ile sert kirleri çok rahat bir şekilde temizleyebilir.

Çamaşır Ürün ve Ekleri:
Piyasada toz, likit, sprey, yedek, levha, çubuk, pompalı gibi bir çok farklı şekilde arz edilmektedir. Genellikle kıyafetlere yapışan kir, leke, toprak izlerini çıkarmak, daha hoş ve nezih kokmasını sağlamak ve de daha parlak ve beyaz durmasını çıkartmak için tüketilmektedir.

Çamaşır Deterjanları
Kendi içerisinde genel amaçlar için ve hafif lekeler için yıkanılabilir diye ikiye ayrılır. Genel amaçlı deterjan denilirken tüm yıkanılabilir kıyafetler için kullanılabilir kastedilmektedir. Sıvılar toprak lekeleri için daha çok tercih edilir. Tozlar ise balçıklaşmış izler için kullanılır. Hafif Lekelerden kastedilen makinede temizlenen yada elde yıkanmaya müsait olan (yağlı olmayan) çamaşırlar için kullanılır.

Çamaşır deterjanı Ekleri:
Bunlar çamaşır deterjanının sağlamış olduğu temizliğe ek olarak daha temiz, parlak ve hoş kokmasını sağlamak için tüketilmektedir.

Beyazlatıcı: Çamaşırları daha parlak ve daha beyaz yapmakla beraber inatçı lekelerden çıkarılmasına da kolaylık sağlar. Toprak parçacıkların suda daha kolay çözülmesini sağlar. Bu sayede deterjan da var olan toprağın giderilmesini daha kolay sağlar. Sıvı çamaşır suyu ise (sodyum) kumaşları daha fazla dezenfekte ve kötü kokuyu dezenfekte eder. Oksijenli çamaşır suyu ise çamaşır renginin korunmasını sağlar. Güçlendirici: çamaşırın daha parlak, yumuşak kalmasını sağlayıp, kirlerinden de arınmasını sağlar. Suyla birlikte deterjana ilaveten kullanılır. Enzim deterjan

Hammaddesi: Yıkamadan önce kirlerin daha kolay çözünebilmesi için kullanılır. Suya dahil edildiği zaman temizleme özelliği daha da artar.

Çamaşır Yumuşatıcı: Yıkamanın son aşamasında (durulama yada kurutma makinesinde) kullanılır. Çamaşırın kırışıklık oranını azaltmakla birlikte çamaşıra daha hoş ve narin bir koku verir.

Ön Yıkama ile Toprak ve Leke Çözücü: çamaşır içerisindeki ağır lekeleri ilk aşamada temizlememek için kullanılır. Daha çok sentetik elyaftan yapılır.

Kolalamak: çamaşırlara vücut vermek, daha kolay temizleyebilmek ve de daha uzun kullanmak için kullanılır.

Su yumuşatıcısı: Suya ya da durulamaya dahil edilerek suyun sertliliğini kırmayı sağlar bu da çamaşırın temizlenme gücünü arttırır.

Bulaşık Temizleme Ürünleri
İçerisinde Elde ve makinede yıkanan deterjanlar barındırmaktadır. Ayrıca likit, jel, toz ve katı şeklinde ürünler bulaşık temizleme ürünleri arasında pay almışlardır.

Sıvı Bulaşık Deterjanı: Bulaşıkları topraktan daha rahat temizlenmesine ve de daha uzun temiz kalmasını, suyun üzerinden daha kaygan bir şekilde kirin akmasını sağlar.

Otomatik (makinede) Bulaşık Deterjanı: Yemek artıklarını temizlemekle birlikte, petrol, yağ sert mineraller vs. gibi ağır lekelerin daha iyi bir şekilde temizlenmesini sağlar. Bu deterjanlarda neredeyse hiç köpük sağlayıcı kullanılmaz.

Rising Agent: (Durulama makinası) bulaşık makinesi deterjanına ilaveten kullanılır. Düşük derecede kullanılıp, suyun bulaşıklardan daha rahat kaymasını sağlar. Bu sayede durulama çok daha kısa sürer.

Kireç ve Pas Sökücü: Bulaşık makinesinin iç tarafında pas ve kireç oluşmasını engellemek için kullanılır. İçinde bulaşık olmadığı zaman kullanılır.

 

Ev Temizlik Ürünleri
Ev temizlik ürünleri jel, likit, toz, katı şeklinde üretimi yapılır. Evin içerisinde bulunan plastik, metal, mobilya, yüzey, ahşap gibi hemen hemen her yerinde kullanılır. Tek bir ürünün tek başına tüm ev temizliğinin gereksinim duyduğu temizliği optimal olarak yapamadığı için bu şekilde çok fazla çeşitlenme oluşmuştur. Bundan dolayı çok amaçlı ürünlerin yanında spesifik ürünlerde bu yelpazede yer almıştır.

Çok amaçlı Ürünler: Bir ürünün birden fazla yerde kullanılmasından dolayı çok amaçlı ürün denilmektedir.

Spesifik Ürünler: Ürünlerin temizlik tipine göre çeşitlenmesidir. Mesela cam, seramik, tuvalet, halı, döşeme, fırın gibi ayrı ayrı yellere farklı ürünlerin olması.

Cam Temizleyici:Binalarda bulunan cam ya da aynaların daha kolay silinmesine ve çizilmemesine olanak sağlamaktadır.

Yüzey Temizleyici:Yüzeyleri pürüzsüz bir şekilde silinebilmesini sağlar. Bununla birlikte silinen yerlerde iz oluşmamasını da sağlar.

Küvet, Fayans ve Lavabo Temizleyici:Özellikle banyolarda kullanılmakla birlikte amaç sabun artığını, pas lekesini, yada küf oluşmasını engellemek için kullanılır. Bununla birlikte kullanılan yerin daha geç kirlenmesini de sağlar.

Metal Temizleyici:Metal üzerinde toprak, cila yada yağ gibi çıkarılması zor olan kirlilikleri temizlemeyi sağlar. Ayrıca metallerin kararmasını engeller ve daha da parlamasını sağlar.

Fırın Temizleyici:Fırın üzerinde oluşan yağ ve kirleri temizlemek için kullanılır. Kimyasal içeriği diğer temizleyicilere oranla çok daha yüksektir.

Halı şampuan ve Döşeme Temizleyici:Halıları ve kilimleri temizlemek için kullanılan, özel formüle sahip sıvı deterjan bileşiktir. Halı yıkama şampuanı kullanılmasının arkasında yatan fikir, halının havından ovularak dışarıya alınan kir parçacıklarına saldıran ve onları askıya alan kalın bir köpük yaratmaktır. Daha sonra bu kirli köpük kalıntıları, durulama veya vakumlama yoluyla halıdan uzaklaştırılabilir.

Klozet Temizleyici:Su sertliğini ve pas lekelerinin tabakalaşmasını engeller. Bunun dışında kötü havayı defeder ve yerini hoş kokuların oluşmasını sağlar.

 

İÇERİK

Surfaktan ve builder temizlik maddeleri için en önemli unsurlardan biridir. Diğer içerikler ise kullanım yerine göre anlam kazanır. Mesela yüzeyler için parlaklığın arttırılması, ürünün stabil bir şekildeaylarca kalması. Bundan sonra surfaktanın ve bileşiminin nasıl kullanıldığı ve diğer içeriklerle etkileşimini anlatacağım.

Surfaktan
İngilizce literatürde “surface active agent” kısaltması olarak kullanılan surfactant kelimesi literatürümüzde yüzey aktif ajanı anlamında birebir surfaktant kullanılmaktadır. Suyun özelliğini değiştirmeye yarar. deterjan üretiminde kullanılan ve deterjanı oluşturan en önemli maddelerden biri olarak bilinir. Deterjanlardaki sürfaktan, düşük konsantrasyonlarda kullanıldığında suyun yüzey gerilimini oldukça düşürücü bir özelliğe sahiptir. Mesela softanol veya etanol gibi maddeleri sürfaktan olarak sayabiliriz. Her iki maddede suyun yüzey gerilimini düşürür. Temizlik malzemelerinde nasıl "temizleyici görev" üstlendiklerini kısaca açıklayayım: Sürfaktan maddeler suyun yüzey gerilimini düşürürler. Bu tür maddelerin genelde suda çözülebilen bir tarafları ve suda çözülmeyen bir tarafları vardır. Suda çözülemeyen (suyu sevmeyen) tarafları kirleri çevreler ve sararak içine alır adeta hapseder.

Surfaktan genellikle sudaki iyonik durumuna göre (elektrik yükü) ayrılır.

Anyonik Surfaktan: Çamaşır ve elde bulaşık deterjanlarında kullanılır.
Noniyonik surfaktan:Çamaşır ve makinede bulaşık deterjanı için kullanılır.
Katyonik surfaktan: Çamaşır yumuşatıcısı ve yumuşatıcı deterjanında kullanılır.
Builder: Surfaktanın daha efektif ve daha kuvvetli temizlemesi için kullanılır. Builderın ana fonksiyonu suyun sertliliğini kırmasıdır. Ayrıca minarelerinde daha rahat çözülmesine ve iyonların değişimine de neden oluyor. Fosfat ve sodyum sitrat builderın ana ayırıcılarıdır.Sodyum karbonat ve sodyum silikat builderın tetikleyicisidir.

 

GÜVEN

Tüketici davranışlarının değişmesi, yeni üretim süreç ve modellerinin sisteme dahil edilmesi, deterjan ve sabun sektöründe de değişimine neden olmuştur. Tabii ilk aşama da yeni yeni çeşitler piyasaya sürülmüştür. Bu değişimlerin ihtiyaç duyduğu en önemli öncelik sağlık ve güvenlik tedbirlerinin ürüne işlenmiş olması gerekir. Ancak bu şekilde piyasaya dahil olan ürünler kabul görebilir ve sürdürülebilir bir ömür ürüne verilebilir. Üretici firmalar ürünlerinin güvenliğini müşterilerine sorarak, bilimsel ölçekler ve gözlemler eşliğinde takip ederler.

Firmalar ürünlerinin güvenlik derecesini ölçmek için bilimsel ortamlarda ürün içeriğinin ne derece toksit içerdiğine bakmak gerekir. Toksit genel olarak canlı organizmaların gerek bedeni gerekse çevresel olarak olumsuz şekilde etkilenmesi olarak tanımlanabilir. Tüm kimyasalların su(H2O) içermesi ve dolayısıyla suyun bile toksit içermesi bize toksit değerlendirmesi yapılırken olup olmadığı değil, ne derece toksit içerdiğini irdelememiz gerektiğini gösteriyor. Ürünün kullanış biçimi zehirlenme olasılığını da etkileyen bir faktördür. Bununla birlikte kullanım yerine göre de toksit değeri önemlidir. Özellikle elde yıkamada kullanılan ürünler için (sıvı el sabunu gibi) cilde, göze ne kadar etki ettiği önem arz etmektedir. Bu durumların tamamı güvenlik değerlendirme sürecinin adım adım irdelememize neden oluyor.

Güvenlik değerlendirme sürecinin ilk adımı toksitin ve kullanım oranı, sıklığı, derecesini nelerin etkilediğinin belirlenmesidir. İkinci adım ise bu toksit düzeyinin ne gibi çalışmalarla düzeltilebileceğinin araştırılması. Üçüncü adım ise bu çalışmalar sonucu toksitin yapmış olduğu etkinin ne kadar azaltıldığı yada artırıldığının gözlemlenmesini yapmaktır. Ancak bu tür araştırmalar bize bilimsel bir risk düzeyi verebilir.

Tıbbi bilim, sağlık ve temizlik konusunda kuvvetli bir ilişki vardır. Temizlik ürünlerinin düzenli bir şekilde kullanımı toplum sağlığını ve insan yaşantı açısından önemli bir yere sahiptir. Çünkü temizlik ürünleri toplum kullanımında süreklilik arzetmiş ve dolayısıyla toksitin etkisinin daha da irdelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.Herhangi bir temizlik ürününün içeriğindeki toksit değerinin anlaşılabilmesi için toksikolojist bilim çerçevesinde toksitler ikiye ayrılır.Toksikolog bilimi toksiti ikiye ayırır. Kasıtlı (intended) ve Kullanım kusuru (unintended). Kasıtlı olarak kastedilen üretici firmanın kasıtlı olarak yani toksit düzeyinin tehlikeli olduğunu bilerek o ürünü üretmesidir. Kullanım kusuru ise mesela bulaşıkların kullanılması sırasında deterjanın göze sıçraması gibi kullanıcının özründen kaynaklanan zehirlenmelere denir.

Olası zehirlenmeye karşı yapılan uygulama, öncelikle tüm temizlik ürünlerinin arkasında kullanım kılavuzu ve kaza durumunda nelerin yapılması gerektiği konusunda bilgi içermesi. Bunun dışında medya kullanılarak reklamlarda nasıl kullanıldığı konusunda tüketiciye bilgi verilir.

İnsani güvenlik değerlendirmesinde tüme varım yöntemi uygulanmaktadır. Yani öncelikle ürün içeriklerine bakılır ve hemen akabinde ürünün kendisinin yapmış olduğu zehir oranı – etkisi irdelenir.

Toksikoloji ürün üzerindeki toksitin beklenen etkisi ve bunun kullanıcıdan mı yoksa üreticiden mi kaynaklandığını araştırır. Bununla birlikte üretim tesisindeki çalışanların orada bulunan zehirden ne kadar etkilendiğinin araştırır. Üretilen ürünün evdeki, işteki kullanım sıklığını da irdeler. Tabii olası bir tehlikeni ne derece insan sağlığını etkileyeceğini de araştırır. Mesela bir çocuğun su yerine yanlışlıkla çamaşır suyunu içmesi neleri doğurur?

Şayet yapılan insani güvenlik değerlendirmesinde olumsuz bir sonuç çıkarsa, bu durumda üretici firma ya üretim sürecini değiştirir, ya ürün formülasyonunu değiştirir yada ürün üzerinde alınması gereken tedbirler babında yazıların yazılması gerekir.

Üretici firma ürünün zehir içermediğini yada çok az zehir içerdiğini beyan etse dahi yine de kullanıcı hatalarından dolayı riskin düşük olma gibi bir durum söz konusu değildir. Bundan dolayı tüketicilere uyarı (attention) yazıları, kullanma kılavuzu gibi bilgilendirici etiketler ürüne dahil edilmesi gerekir. Bu ürün güvenliği açısından olmazsa olmazlardandır. Dünyanın birçok yerinde ürün üzerinde bilgilendirici ve dikkat edilmesi gereken kullanım şekilleri konusunda yazıların yazılması yasal olarak zaruridir. Bu doğrultuda sinyal kelimeler kullanılır. DİKKAT, UYARI yada ÖNEMLİ gibi büyük puntolarla ve harflerle tüketicinin etiket üzerindeki uyarılara dikkat göstermesi sağlanmaya çalışılmıştır.

TEHLİKE: Tüketicinin kesinlikle okuması gereken yazılar yer alır. Ürün kullanımı sırasında oluşacak kaza durumunda nelerin yapılması gerektiği konusunda yazılara yer verilir. Mesela ürünün göze sıçraması sırasında yapılması gerekenler diye. Genellikle çamaşır suyu, tuz ruhu gibi aktif düzeyi yüksek olan ürünlerde yer alır.

DİKKAT: tehlikeye göre daha az tehdit uyandıran yazılar yer alır. Mesela ürünü nem ve sıcak ortamlardan koruyunuz diye. Mesela çamaşır yumuşatıcısı...

ZEHİR (toksit): Nadir olmakla birlikte bazı temizlik ürünlerinde yazılır. Anlamı ise kullanımı sırasında oluşan kaza durumunda tıbbi müdahale gerektiğini vurguluyor. Mesela çamaşır sodası yada antifriz bunlardan bir tanesidir.

Yapılan güvenlik değerlendirme süreci, ürün üzerine yazılan ikaz yazıları, ürünün uygun ortamlarda (nemsiz, oda sıcaklığında) muhafaza edilmesi, tüketici eğitim programları; tüketicinin sabun ve deterjan kullanımı daha bilinçli tüketmesi gayesiyle yapılmaktadır. Bunlara ek olarak temizlik sektöründeki üretici firmalar, zehir kontrol merkezi kurarak olası bir kaza anında sağlık kuruluşlarının haza sonucu kullanıcının almış olduğu tehdit hakkında bilgi sağlamak. Bu sayede tüketicinin rahat ve güvenle ürünü kullanmasını sağlayacaktır.

Temizlik ürünlerinin birçoğu belediyenin su arıtma tesislerinde yada septik tank sisteminde kullanılabilecek şekilde formüle edilmiştir. Ürünün kullanılabilir olduğunu göstermek için, üretici firmalar ürün içeriğinin çevreye yani atık suyun boşaldığı akarsu yada nehirlere ne derece etki ettiğinin araştırırlar. Bu araştırmalar bilimsel çerçevede teknik ve düzenli organizeler, kuruluşlar tarafından da etki derecesi denetlenmektedir.

Çevresel risk araştırması ürünün içermiş olduğu zararlı materyallere ve bunların insana olan etkisine bakılarak değerlendirilir. Bu araştırma iki esas üzerine yoğunlaşır. Birincisi endüstrideki bilim adamları, bizlere ürün içeriğindeki maddelerin neleri sağlayabileceğini tahmin ederek, nelere yol açabileceğini göstermeyi sağlar. İkincisi ise hangi bileşimlerin çevreye, hayvanlara, yaşam döngüsüne ( fotosentez) aşırı zarar verdiğini bulma gayesiyle yapılır.. Bu yapılan araştırmalar sayesinde üretim sürecinde kullanılan hammaddenin kullanımına karar verilir. Ürün bileşimlerinin çevreye vermiş olduğu zararlar az ise, ancak o zaman üretim onay alabilir.

 

ÇEVRE KALİTESİNİ GELİŞTİRME

Sabun ve Deterjan sektörünü anlama, bu sektörün ürün ve ambalajının çevreye olan etkisiyle bağdaştırılabilir. Bu anlayış sektörün çevreye olan etkisini azaltmak ve çevre kalitesini arttırmayı amaçlar.

Sektörün üretici firmaları, ses ve ambalaj israfında ciddi aşamalar kat etmişlerdir. Teknolojinin gelişmesi ürünün çevreye daha konsantre, daha fonksiyonel olmuş, ürün yedekleme sayesinde de israf daha da azaltılmış oluyor. Konsantre ürünler üretim için daha az enerji tüketimi sağlar, paketleme ve nakliye avantajı sağlar. Çok amaçlı ürünler ürün çeşitliliğinin azarlamasını da sağlar. Yedek ürünlerse aynı paketi tekrar tekrar kullanabilmeyi sağlar.

Eğitim ve reklam çalışmaları sayesinde tüketici ürünü daha kullanışlı, daha uzun ve daha yerinde kullanabilir ve israf engellenebilir.

Çevreden edinilen hammadde, fabrikadan işlenmiş ürü olarak çıkar ve hemen akabinde tüketip doğaya karışır ve buradan tekrar hammadde tedariki sağlanır. Bu sayede hayat boyu döngüsü yani ürün yaşam döngüsü sağlanmış olur. Bu döngünün düzgün bir şekilde sağlanması için ürünün yenilenebilir bir şekilde üretilmesi gerekir.

 

ÜRETİM

Sabun ve Deterjan üretimi çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Üretim süreci, bandı ve paketlemesi bu yelpazenin operasyonel temelini oluşturur. Bu operasyonun genişliği işçi sayısı ve miktarı bakımından küçük / büyük operasyonlar olarak ikiye ayrılır. Üretim süreci bir tesiste birkaç işçi ile olabilirken yüksek tonajlı ürünlerde (çamaşır deterjanı, bulaşık deterjanı gibi) birkaç yüz işçi ile de yapılabilir.

Temizlik ürünleri 3 farklı şekilde üretilir. Bunlar: katı, sıvı ve tozdur. Sıvı ürünlerin bazılarının akışkanlığı çok azdır ki bunlar jel olarak adlandırılır. Üretim sürecinin her üç şekli için dahi ilk adımı, ürünün ihtiyaç duyduğu ham maddelerin seçimi ve tedarikidir. Hammadde seçim ve alımında belirli kriterlere bakılır. Bunlar arasında çevreye olan zararı/yararı, ürünün diğer içeriğiyle olan uygunluğu, maliyeti ve bitmiş olan üründeki performansı gibi unsurlar vardır. Üretim süreci, bandı üreticiden üreticiye ürünler aynı olsa dahi yöntem ve strateji farklılık gösterebilir.

Şimdi katı sabunun nasıl üretildiğine bakacağız ve hemen akabinde toz ve likit üretimine değineceğiz.

Katı Sabun: Katı sabun hayvansal ve bitkisel yağlardan ve onların yağ asitlerinde yapılmaktadır. Hayvansal yağın kaynağı koyun ve sığırın don yağlarıdır. Bitkisel yağın kaynağı ise Hindistan cevizi ve hurmadır. Hammaddelerden zararlar bileşenleri çıkarmak ve koku, renk, etkisini arttırmak için ön işleme tabi tutulabilir. Bu kimyasal süreç ve yağ asitlerinin nötürleştirilmesi kimya başlığında anlatılmıştır. Sabun yapımı ikinici dünya savaşına kadar kaynama yöntemi ile yapılmaktaydı. İkinci dünya savaşı sürecinde şimdiki kullanılan method tercih edildi. Bu methodun tercih edilme sebebi daha ekonomik, esnek ve hızlı olmasıdır.

Sabun iki süreçte de sıvı şekilde üretilir. Bu üretilen ürüne düzenli haldeki sabun ve değerli bir yan ürün olan gliserin adı verilir. Bu gliserin kimyasal reaksiyonlar ile dönüştürülür ardından buharlaştırılır ve rafine edilir. Rafine edilmiş gliserin gıda, kozmetik, ilaç ve bir çok ürünün üretiminde önemli bir endüstriyel üründür. Sabunlaştırma ve nötrleştirmeden sonra yapılan işlem kurutmadır. Vakum spreyler sayesinde kurutma gerçekleştirilir. Sabunun özelliğini belirleyen en önemli faktör nem oranıdır.

Üretim bandının son aşamasında ise ilk olarak sabun parçaları ile koku, renklendirici ve diğer bileşenlerin homojen şekilde karıştırılmasıdır. Son olarak bu karışım kalıplardan geçiriliyor, kesiliyor ve damgaları vurularak işlem sonlandırılıyor.

Katı sabun günümüzde kombo sabun olarakda isimlendirilmektedir. Çünkü katı sabun temizleme özelliğini veren surfaktan ile kombine edildiği için bu ad verilir. Sentetik sabun üretim süreci geleneksel sabun üretim sürecinden farklılık göstermektedir. Ancak üretimin son aşaması iki yöntemde de aynıdır.

Toz deterjan: Toz deterjan püskürtmeli kurutma ve bir araya getirme yöntemlerinin kombinasyonuyla oluşturulur. Püskürtmeli kurutma sürecinde, kuru ve sıvı bileşenler bir tankın içerisinde birleştirilir. Bu karışım yüksek basınç altında küçük parçalar elde etmek için ısıtılır ve pompalanır. Tanecikler sıcak hava akımıyla kuru ve oyuk granüllere çevrilir. Ürün standart boyuta ulaştırmak için kuru granüller püskürtme tankında toplanır. Bu granülleri soğuttuktan sonra, halihazırda bekleyen sıcağa duyarlı hammaddeler ile karıştırılarak bir araya getirilir. Geleneksel püskürtmeli kurutma yöntemiyle yoğunluğu daha az olan toz üretilir. Yeni teknolojide daha yüksek yoğunluklar elde etmek için kurutma sırasında granüller arasında hava azaltılır. Daha yüksek yoğunluklu ürünler daha küçük paketlemeleri sağladı.. Yüksek yoğunluğu olan toz elde etmek için son olarak sıvı ve kuru olan bileşenleri karıştırarak homojen bir yapı oluşturulur.

Sıvı deterjan: Karıştırma yöntemi sıvı ve jel temizleme ürünlerini üretmek için kullanılır. Ürünün yoğunluğunu ayarlanması için düzenleyici maddeler eklenir ve son haline getirilir. Günümüzde konstantre sıvı temizlik ürünleri üretilmektedir.

Paketleme: Sabun ve deterjan üretiminin son aşaması paketlemedir. Katı sabunların paketlenmesinde karton veya nylon ürünler kullanılarak tekli veya çoklu şekillerde paketlenir. Deterjanlar ise plastik, karton, alüminyum ile paketlenir. Ambalaj ve paketleme seçiminde ürünün güvenliği, maliyeti, kullanım ömrü, etkisi, raf ömrü gibi etkenler hesaba katılır.